BİR ZAMAN GARI – YAĞMUR VE AZE

  • Yazının Tarihi: 4 Nisan 2016
  • Yazar: Ferhat Kerem Çiçek
  • Bu yazı 1012 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

BİR ZAMAN GARI – YAĞMUR VE AZE

Ben; yağmuru diler dururum, belki dualarıma ram olur diye. Hani olmasak da mevsiminde, kavurucu sıcağın yakasına baharı asıp, kurak avuçlarımda suları biriktirmek isterim kuşları düşünerek. Bulutsuz mavi gökyüzüne çıkıp kara bulutları çizerek, sızlayan çatlakların ababla dolmasını isterim. Tüm cemreleri hayalime düşürüyorum, bu kez de sular hayallerden düşsün diyerek, yağmuru diliyorum. Dedim ya ben yağmuru diliyorum. Yandığı kadar ıslansın isterim hep bu yerler. Islansın isterim. Ya sen? Ya sen Aze ?

Hadi sende bir dua ile gel Aze. Bu ıssız, kurak yerlerde ne duasız ne de yağmursuz kalamayız. Gök bize dargın değil ki, biz ne yazık ki yeryüzünü sevmeyi beceremiyoruz. Ama sevmeliyiz Aze. Yüreğimiz kuraklaşmadan su olup düşmeliyiz toprağa. Zor olsa da umudu ektim ben bu topraklara ve topraklar ki vefalı olmayı öğretti bana, geçmişin nankörlüğünü kör kuyulara atarak vefalı olmayı. Hadi Aze; gözlerinden umut ver bana, gel gör ki umuda ektiklerim çıkmadı hala. Şimdi bir dua gelsin, bir koşu gelir gibi bir dua gelsin. Bak işte alnımın değdiği yerde, bir secdenin halet-i ruhiyesiyle sabırla bekler dururum. Ab-ı hayatı istemez miyim sanırsın? Hadi sana geldim gökyüzü, maviliğini kendime yar ettiğim; izin ver dört mevsimin olayım, sen bana cemre ol ben düştüğün ile kalayım.

Ah! Bir mümkün olsa; mavilerden umut, umutlardan bulut, bulutlardan yağmur, yağmurlardan da kalp yapardım rahmet diye. Merhametini yetim ve öksüz bırakanların bedenlerine rahmet diye. Bu toprakları kimler nasıl bu hale getirdi bilir misin sen Aze? Hep o eksik umutlar, eksik emekler, eksik dualar, şükürler, sevgiler ve o eksik iyilikler. Tamamlayana kadar koş Aze. Koş ve yetiş! aminleri taşıyacak kuşlar uçup gitmeden. Olurda yetişemezsen bu kurak topraklara rahmeti getiremezsin ve bir Adem eliyle tohumları büyütemezsin. Bir Havva tebessümüyle koş ve yakala Aze. Koşmaya hayallerinde başlayamayınca insan, gerçeklerine yetişemez ki. Yetişemez inancı pas tutmuş ise, aklı fikri toz içinde ise umutlar… Hadi Aze, kalk ve dua et. Kalk ve koş Aze.

Kabul olmuş bir dua düşüversin payımıza Aze, avuçlarımızda derin izler bıraksın rahmet damlaları, toprağın altı süslesin kendini göğün rahiyası ile, tohum uyansın ve yüzü kızarsın günü görünce, ele avuca sığmayan bir çocuk gibi büyüsün başak.

Toprağın hal diliyle benim bu duam, açıldı avuçlarım kuyuların sessizliğiyle ve bir taşın serzenişidir bu yağmurun kalbine. Duam mahcup ve teranesiz ki, yağmurun da tufansız olmasını isterim. Yağmurların beni teheccüde kaldırdığı geceleri isterim…Vesselam, bir yaz duasıdır bu kış bulutlarına özlem ile.

| Ferhat Kerem Çiçek

Bir Yorum Yazın