Mağdurların Başkaldırısı

  • Yazının Tarihi: 15 Aralık 2014
  • Yazar: Kadri Kulualp
  • Bu yazı 1002 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Mağdurların Başkaldırısı

Giresun maçını takiben Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun kestiği cezalar hafta boyunca ulusal basının gündemini ziyadesiyle meşgul etti. Merkez Hakem Komitesi Başkanı Zekeriya Alp’in kabulüm dediği ve Elazığ Milletvekili Şuay ALPAY tarafından T.B.M.M.’nin basın odasına kadar taşınan Erkan Engin skandalı, sosyal medya organı Twitter’da Elazığspor ve Erzurumspor taraftarları başta olmak üzere tüm vicdanların sesi olarak üst sıralardaki yerini aldı. Bu tepkisel reaksiyona sırasıyla sportif direktör Mehmet KAPLAN, Ümit ÖZAT ve futbolcular da katıldı. Şehir olarak ayağa kalkmak, haksızlıklar karşısında sessiz kalınmayacağını ortaya koymak açısından önemliydi.

Artık söz, en güzel cevabı sahada vermek adına teknik heyet ve futbolculardaydı. Birol, Bilica ve Erdinç’ten oluşan ceza tahtası, kadro ve diziliş tercihinin ne olacağını merak eden spor kamuoyunun hafızasında karmaşıklığa neden olmuştu. Savunma kurgusunda belki de ilk kez bu denli geniş çaplı bir şablon değişikliğine gidilecekti. Ağırlıklı görüş İzzet, Eren, Oktay ve Kalkan dörtlüsünün sahaya sürüleceği yönündeydi. Zira beklentilerin gerçekleşmeme ihtimali de kuvvetliydi. Geçmiş tecrübelerimize (takım olarak) dayanarak bu kapının her zaman açık olduğunu biliyorduk.

Yine güçlü olasılık kazandı ve tahminlerin ötesinde İzzet, Eren, Kalkan ve Onur’da karar kıldı Ümit Özat… Orta alanda Kayalı’nın partneri David Deniz olacak, hücum hattının kenarlarında Noyan ve Cavid, ortasında Çakır, en ucunda ise Murat Tosun yer alacaktı. Bu sistem kağıt üstünde geçmiş haftalara göre daha ofansif bir kadro algısı yarattı. Ev sahibi ekipte Hüseyin Kalpar’ın göreve getirilmesi ekstra bir motivasyon olarak değerlendirilebilirdi. Geçtiğimiz hafta itibariyle 4 maçlık mağlubiyet serisini sonlandırmış bir takımın hoca belirsizliğini tecrübeli bir isimle gidermesi gelecek için umutların daha da güçlenmesi demekti.

İlk yarı boyunca kalemize sadece bir kez gelebilen Güney temsilcisi; Emre, Efe can, Timuçin, Sinan Özkan ve Ayite’den oluşan 3. bölgesine Borek ve diğer kenar beklerinden istenilen desteği getiremeyince ofansif zenginliğini pratiğe dönüştüremedi. Kayalı’daki beyin-ekstremite ahengine ayak uydurmak isteyen David Deniz’in maç eksiğinden kaynaklı pozisyon bilgisi ve fiziksel dayanıklılık yetersizliği sadece hücumu düşünen Alanya’lı oyuncuların boşluklarından ötürü sırıtmadı. İzzet gününe dönmüş, Çakır aktif dinlenmeyle birlikte sorumluluk alma içgüdüsünü harekete geçirmiş, Cavid ise üretkenlikten uzak olmasına rağmen mücadele dozunu arttırmıştı. Noyan’ın Tosun’la birlikte çift forvetmiş gibi gözükmesi, hem İzzet’in kanat bindirmelerindeki arzusuna hem de Çakır-Kayalı ikilisinin baskın hücumlarda sağa deplase olmasına bağlanabilirdi. Oyun görüşündeki yüksek çözünürlüğü, terkedilen alanlara yaptığı topsuz koşuları ve pozisyon almadaki birinci sınıf yeteneği bir takım için ne ifade ettiğinin en açık esbabı mucibesiydi Kayalı’nın. Ya da Çakır’a atfedilen retoriklerin kamera arkasındaki kahramanı… Gelelim tartışmaya açık olmayan penaltı pozisyonuna… Ceza sahasının eşiğinde başlayıp içine kadar taşan eylemin eski tabirle dokuz kusurlu hareketten biri olarak değerlendirilmesi, orta hakem Özkan Çeliker’in maç içi performans indeksine paralellik gösteren başarılı bir karardı.

Ve Ivesa… Bıçak sırtındaki maçları kritik kurtarışlarıyla kazandıran dev adam…
Eski günlerini hatırlattı izleyenlere… Oksijeni oldu takımının.. Hayat veren…
‘’Mutfağın patronu’’ ile bitirmek isterim…

Son zamanlarda hayal kırıklığına uğratan kadro ve sistem tercihleri nedeniyle eleştirdiğimiz Ümit Özat, bu akşamki hamleleriyle pozitivist bir oyun karakteri sergilenmesini sağladı. Böylelikle kendi çizdiği 20-25 puan aralığına çok yaklaştı. Ara transfer dönemi için son 3 hafta ve havuzda 9 puan var. Kayseri deplasmanının zor geçeceğini varsayarsak Bolu ve Adana maçlarından alınacak en kötü 4 puan ile 23’ü yakalamak, sezonun ilk perdesini play-off barajının çevresinde bitirmekle birlikte kısa vadedeki hedeflerin gerçekleşmesi anlamına gelecektir. Sevgilerimle…

Bir Yorum Yazın