Zeyn-eb

  • Yazının Tarihi: 1 Aralık 2014
  • Yazar: Ferhat Kerem Çiçek
  • Bu yazı 1287 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Zeyn-eb

Şimdi ben senin ile içimde mi konuşayım? Bir adam aldım çocukluğumdan, bir kalp aldım en muhtacından. Bir çift göz, bir çift kulak ha bir de en fiyakalı hüznü aldım bir Eylül zamanından. Sana bir şey sunmak isterken, dudaklarımdan dökülmedikçe sözler, avuçlarım dolmuyor. Başımdan aşağı düşen bir gökyüzü ve ben göğüme hiç bakamıyorum. Münazaasız hallerim ile iç çekişmelerim kavgada, ben hiç mi hiç galip gelemiyorum. Canhıraş bir feryat bu. Ama hiç bir şey duyamıyorum. Neden seninle içimde konuşuyorum ki? İçimin ağır işçisi yorgunken omuzlarından tutamıyorum.

Sahi; değil gitmeye ben, ben yürüyemiyorum. Hem gizlediğin o saçlarından geçiyor tüm yollar. Görsem göremiyor, gitsem gidemiyorum. Hiç eksilmeyen hatta aksine mütezayit duvarların var. Kaçsam kaçamıyor, girsem giremiyorum. Uzatmadığın ellerinden, hani tam da o el çizgilerinden geçiyor bütün umutlar. Umudun yitikçişi gözlerim ufkundan geçiyor. Sadık kalmaya yola çıkmış ferim fecrikazibinden dönüyor. Kalsam kalamıyor, geçsem geçemiyor sadık fecrinden. Ben sana dair hiç’lerde hiç’leşiyorum. Aklımdan akıyor yaş’lar. Ne ıslanıyor ne yaş’lanıyorum. Gülüşünde şebnem olanın, gecesi Şeb-i Yelda olur bu gülüşe kananın. O, bir gülüş alır şeb’inden ve hayalleri tastamam sanır. Sen, bir gidiş alırsın can kenarından, bileti acının hane-i hass’ında basılır. Hep saçmalamaktan. Gidişleri gözlerinden belli olanın suç aleti tebessüm kokar. Ayakkabılarını çıkarır ve sensizliğe gider sessizce. Yollarda gülüş izi kalır. Terk ediyorsun. Onu içinden mi terk ediyorsun ? Zeyn gülüşlerini zülüflerine saklayan! Sustun ve kestin en canından gülüşlerini. ”Gitme kal” deyişlere bir avuç tuz basar hallerin. “Ne haddime!” diyecek pek bir şey bulamıyorum. Ne haddime! Bu senin hüsnühalin . Ne güzel susuyoruz közlenmiş dilimizin ucuyla. Har har geçen günlerin akabinde yeni okunacak olan bir kitap tavrıyla ve hüznüyle susuyoruz. Okuyalım okumasına ama suskunluğa anlarım da gülüşlere ayraç koyulur mu hiç ? “Asla kalemim, gülüşünü susturacak kadar yazmadı”.

Bir Yorum Yazın