Yazmak İçin Sebeplerim Var!

  • Yazının Tarihi: 9 Kasım 2014
  • Yazar: Fatih Karakaya
  • Bu yazı 1305 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Yazmak İçin Sebeplerim Var!

İçimden bir ses …
Sus konuşma,
Sana ne oluyor,
Memleketi sen mi kurtaracaksın?
İşine gücüne bak!
Ye, iç…
Keyfine bak…
Be kardeşim…
Sanki …
Yazdıkların insanların çokta umurunda…
Canın mı kaşınıyor…
Kendini niye hedef tahtasına koyuyorsun…
Ve…
Yazmamak için daha bir çok neden.

Bir başka yanım…
Hani ‘’Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı.’’
Konuşsana…
Bu gün konuşmayıp ta ne zaman konuşacaksın…
Yeri geldiğinde “Vatan millet Sakarya” diyorsun…
İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un torunlarıyız deyip, hani gurur duyuyorsun…
Kanlı canlı vicdan sahibi bir insanım diye geçiniyorsun…

Hainler ellerini kollarını sallaya sallaya güpegündüz 3 askerimizi şehit ederken …
Hala sessiz mi kalacaksın…
Hani ana adımız vatan…
Baba adımız devletti…
Bir açılım diye öldürdüler anamızı…
Öksüz kaldık…
Baba desen…
Aman açılım süreci akamete uğramasın diye korkusundan sesi çıkmıyor…
Bir bakıma yetimiz de aslında…

Gel de sus!
Haberleri izliyorsunuz…
‘’Kobani bizim meselemiz niye sizin meseleniz değil?’’diyen HDP eş başkanını duyunca …
İçimden…
Daha dün…
Çin’deki Uygur Türkleri…
Kosova’daki Boşnak kardeşlerimiz katledilirken neredeydiniz ?
Musul ve Telafer’deki kardeşlerimiz IŞİD tarafından katledilirken de bizim meselemiz dediniz mi?

Bir yanım yazma dese de…
İşte bu haksızlıkları haykırmak için yazmalıyım…
Ezilmişin, çiğnenmişin, hakları ellerinden alınmışların hakkı için yazmalıyım.

29 Ekim’de …
Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günde…
Bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz gün…
Sevr sonrası…
İtilaf devletleri gibi…
Güneydoğuyu işgale gelmiş işgal orduları gibi…
Ellerinde sözde Kürdistan paçavralarıyla…
Şov yaparcasına…
Meydan okurcasına …
Girdiler sınırlarımızdan içeri…
Bunlara o şovu biz yaptırdık…
Biz sınırlarımızdan içeri soktuk…
O izni biz verdik…
Üstelik askerimizle, polisimizle koruduk, güvenliklerini sağladık…
İşgal edilen toprakları işgalden kurtaran askerler gibi kahramanca karşılanmalarına biz müsade ettik…

Mezarlarından kalkıp ta bu rezaleti gördüklerinde tekrar ölmek için dua edecek ecdadımızın kemiklerini az da olsa sızlatmamak için yazmalıyım… Yedi düvele nam salmış bir Ata’nın torunları aslında bu değil demek için yazmalıyım. Dağda askerimize kafa tutup binlerce askerimizi şehit edenlerin… Bu kez şehir merkezlerinde mahkeme kurup kendi adalet sistemlerini kurup devlet içinde devlet kurmalarını görmeyen kör gözler için yazmalıyım.

Somada gözünü para hırsı bürümüş patronuna… ve onu denetlemekle görevlendirilmiş, görevini yerine getirmeyen bürokratın ihmalkarlığına kurban giden ‘’ bir avuç kömür için bir ömür veren’ler” için…
Şehit 301 madenci için yazmalıyım…

Ermenek’teki maden kazası sonrası ’’Biz maden ocağını kapatıyoruz elli kişi devreye giriyor açtırıyor’’ diyen çalışma bakanına ’’Sen orada bostan bekçisi misin be adam?’’ açtırma diyebilmek için yazmalıyım.

Benim meclisimde ırzı kırığın bir tanesi Pkk’lıya gerilla diyecek, askerime öldü diyecek ve Allah’ın bir kulu da sesini çıkarmayacak…

Vah Türkiyem vah!
Hepimizi de yuh!
Ben bazen sinirlenince ne yazdığımı bilmiyorum, Bazen en iyisi susmak. En azından şimdi…

Bir Yorum Yazın