Hayata Tutunma Adına…

  • Yazının Tarihi: 30 Eylül 2014
  • Yazar: Kadri Kulualp
  • Bu yazı 995 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Hayata Tutunma Adına…

Karşıyaka ve Şanlıurfa maçlarındaki diriliş işaretlerinin somutlaşması için önemliydi. Ekonomik anlamda zor günler geçiren bir rakip vardı karşımızda. Ümit Tütünci, Emre Aygün ve Mutamba gibi yıldızlarından yoksundu hem de… Geçtiğimiz hafta sahasında Antalya’dan 4 gol yiyen Karadeniz temsilcisi, PTT 1. ligin en zayıf halkalarından biri olarak gösteriliyordu. Amaçları Elazığ’dan puan veya puanlarla dönerek ligde kalma hedeflerini canlı tutmaktı. Aksi halde kendisi gibi zor günler geçiren rakibine karşı moral ve motivasyon anlamında geri düşeceklerdi. Puandan daha önemlisi de buydu…

‘’Elazığspor’da işler yavaş yavaş yoluna giriyor’’ demiştik. Fizik ve mücadele anlamında haftalar hatta günler geçtikçe daha iyi işlere imza atılıyor, takım iskeleti netleşmeye başlıyordu. Genç ve yetenekli ayaklarla, tecrübeli lejyonerlerin harmonisi son günlerde daha bir keyif veriyordu. Ümit Özat, Fatih Akyel ve Mehmet Kaplan üçlüsü belli ki emek ve mesai harcıyorlar bu işe… Oyuncuların bir araya gelmesinin üzerinden henüz daha 2 ay geçmişken 6-7 banko isim sayabilir hale getirdiler omurgayı. Erdinç Yavuz, Murat Tosun ve Muhammed Ali Doğan’ın da katılmasıyla kombine bir ekip haline gelmemiz kaçınılmaz gibi gözüküyor. Bu futbolcular olmasa da olur demeyin… İsimleri bile kafa karıştırmaya, önlem alınmaya yeter kanımca. Fit bir Erdinç ile iyi bir Murat Tosun’un verimlerini görünce ne kadar haklı bir ön görüde bulunduğumu anlayacaksınız. Tabi beni utandırmazlarsa…

Orduspor maçının henüz başında Birol Hikmet’in sakatlanması hiç hesapta olmayan bir değişikliği beraberinde getirdi. Deniz Kılınç’ın oyuna dahil olması maça iyi başlayan Murat Kayalı’nın 2. bölgede daha üretken olmasını gerektirdi. O da üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Dünkü performansı geçmiş yılları hatırlattı bize. İnşallah böyle devam eder. İmamverdiyev ile erken gelen golümüzle birlikte oyunu rakip yarı sahaya yıkarak 20-30 metreye sıkıştırmıştık ki, sol hücum bölgesindeki Onur Güney-Murat Kalkan uyumsuzluğu sağda Çakır-Cangele önlemini kolaylaştırdı rakip açısından…

25-45 arası dengede geçti böylelikle…45’de gelen organize golümüzle maç o dakika itibariyle bitmişti sanki… İkinci yarının hemen başında Onur’un yerine giren Berk Yıldız’ın efektif kanat bindirmeleri, İzzet’in de destek verdiği sağ tarafı düm düz etti. Çakır’ın nefis golüyle 3 farklı üstünlüğü ele geçiren temsilcimiz kalan dakikaları deyim yerindeyse hafif siklet boks maçına çevirdi. Her ne kadar son vuruşlarda etkili olamasak da bu alanda önümüzdeki haftalara dair neler yapabileceğimizi göstermiş olduk. Bende dahil birçok kişi neden Berk’le başlanmadı diye sitem ettik. Ama maç sonu açıklamalarını dinlediğimde her oyuncusuna bir şans vermek istediğini dile getiren Ümit Özat’ın iyi niyetli bir hamlesi olarak nitelendirdim bu durumu ve hak da verdim. Tek soru işaretim şuydu. Acaba Orduspor maçını biraz hafife aldığı için mi bu değişikliği denedi? Karşımızda bir Antalya veya Adana Demirspor olsaydı aynı şeyi yapabilirmiydi? Basın toplantısında olsaydım bu soruyu yöneltecektim. Cevabını halen merak ediyorum… Ömer Yıldız’ın 2 maçta 3 gol 1 asistlik performansı en azından bir 15-20 dakika formayı hak ediyor dedirtti. Bu konuya da açıklık getirdi Ümit hoca. Ömer bize bazen sahada bazen kulübede destek olacak, bugün kenarda bile sahanın bir parçası gibiydi diyerek hem genç oyuncusuna olan desteğini hem de güvenini belli etti.

Bu galibiyetle beyinlere oksijen geldi. Özgüven kazanıldı, enerji üretildi. İnanmaya başladılar sanki. Veya inandıklarını bize ispat ettiler. Gelinen nokta itibariyle önemli bir 3 puan alındı. Ölçü olacak bir netice olmayabilir ama yeni bir başlangıç için derin bir nefes demekti. Önümüzde G.antep B.B. deplasmanı var. Zira 2 hafta önce de ziyaret etmiştik burayı. Urfa kazanır demişti çok bilenler! Yanıltmıştı bizim takım onları… Bu defa totocular daha temkinli. Yapar mı yapar demeye başladılar. Bence de yapar. O günde inanmıştım, bu günde inanıyorum. Yenilebiliriz bu normal bir durum. Ama mücadele edeceğimizden, karakterimizi ortaya koyacağımızdan zerre şüphem yok.
Bayram şekeri için bekliyoruz. Neden olmasın?

Bir Yorum Yazın