Bu Sorun Bizim

  • Haberin Tarihi: 18 Eylül 2014
  • Bu haber 1096 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Bu Sorun Bizim

Sizden Gelenler Köşemizin konuğu Muhammet Sunkar’ın “Bu Sorun Bizim” isimli bugünkü yazısı

Elazığ’ın sorunlarından birine değinmek istiyorum. Çevresel sorun…

Etrafıma baktığımda tüm insanlarımız çevreye yeteri kadar önem vermiyor. Bakın en güzel tespit olarak şunu söyleyebilirim. Öğretmen Evi’nin önünde ve karşısındaki Çaydaçıra Parkı’nın çevresinde bulunan yerlerde hep çekirdek kabukları su şişeleri vs. bulunuyor.

Bunu biz yapıyoruz. Her zaman idari kısmı şikayet ediyoruz hep belediye vb. yerleri şikayet ediyoruz ama bu sorunların yüzde %50 si bizim yüzümüzden. İçtiğimiz su, içtiğimiz sigara, yediğimiz çekirdek bunların hepsini biz yapıyoruz. Çevresel soruna ne zaman önlem alınır ancak insanlarımız düzeldiği zaman olur. En küçüğümüzden en büyüğümüze kadar çevreye zarar veriyoruz. Elazığ’ın havası kötü derlerdi doğalgaz geldi bu birazcık düştü ama maalesef etrafımız o kadar şanslı değil.

Üniversitenin Veteriner Parkı girişinde gezen insanlarımız sanki oralar başka ilmiş gibi etrafı kirletiyor. Dedim ya bu sorunları biz yapıyoruz. Yolda yürürken elimizde çekirdek var yediklerimizi atıyoruz yere. Bununla ilgili önlemler alınıyor konteynır bırakılıyor bu yüzden belediyemiz çok güzel önlemler alıyor ama insanlarımız bundan yoksun. Çevresel sorunlardan biri de Elazığ insanının temel özelliği olan yere tükürmek. Yere tükürmek çok kötü bir şey bunu herkes bilir ama bunu nedense o herkes dediğim kişiler yapıyor. İl dışından bir arkadaşım ziyaretime geldi ve bu insanlarınız bu ili sevmediği için gelişmiyor dedi. Bunu söyleyince şaşırdım hayırdır ne oldu dedim. Arkadaşım da benim geldiğim ilde insanlar çevresine önem verir, çevresine önem veren bir millet gelişir dedi.

Bu yazımı o arkadaşımın dediği şekilde düşünerek yazıyorum ve gerçekten bakıyorum ki milletimiz çevresine bakmıyor. Ben çok il gezdim ama bizim milletimiz gibi bir millet görmedim. Vatanına sadıklığı vatanını sevmesi çok güzel ama bu vatanla alakası yok. Temizlik görevlilileri temizliyor diye elindeki kağıdı yere atıyor. Onu atmasa geri dönüşüm kutusuna bıraksa belkide onu tekrar kullanacağız. Mesela hiç düşünmeden çöpe attığımız kağıtlar hem ormanların yok olmasına neden oluyor, hem de dünyanın oksijen kaynaklarını yok ediyor. Ancak bilinçsiz tüketim devam ediyor. Bakın güzel bir örnek vereceğim siz değerli okurlarıma. Sadece İstanbul’da her gün 3000 ton kağıt çöpe gidiyor. Bu da yaklaşık binlerce ağacın kesilmesi anlamına geliyor. Bir de Elazığ’ı düşünün. Pet şişeleri doğaya atıyoruz ama bakın ki 30 saniye de 106 bin kutu içecek tüketiliyor Elazığ’da düşünün. Bunların hepsinin Elazığ’daki doğada olduğunu varsayarsak buradaki ortamın çöplükten ibaret olduğunu düşünürsünüz. Unutmayalım dinimizin emrettiğini yapalım çevremize dikkat edelim. “TEMİZLİK İMANDANDIR”.

Saygılar…

Bir Yorum Yazın