TARİHE NOT DÜŞÜN ÇOCUKLAR, BUNU YAPABİLİRSİNİZ!

  • Yazının Tarihi: 22 Mayıs 2016
  • Yazar: Kadri Kulualp
  • Bu yazı 2092 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

TARİHE NOT DÜŞÜN ÇOCUKLAR, BUNU YAPABİLİRSİNİZ!

Tarih 23 Mayıs 1996… Taygun Erdem’in penaltı kaçırdığı ve finalin kapısından döndüğümüz ilk Play-Off maceramızı dün gibi hatırlıyorum. O penaltı kaçmasa ve Zeytinburnu maçını kazanmış olsak daha önce grupta yendiğimiz Ümit Davala’lı Diyarbakırspor’la final oynayacaktık. Favori bizdik.

Tarih 23 Mayıs 2016… Tam 20 sene sonra yeniden o heyecanı yaşıyoruz. Yine bir yarı final… O dramatik akşamı unutmak için önemli fırsat…

***

Bu süre zarfında PTT 1.Lig’de 2 sezon şampiyon olduk ve 4 sene Süper Lig havası teneffüs ettik. Para yönetimini doğru ve akılcı bir şekilde yapamayan yönetimlerden ve biriken borçlardan dolayı transfer yasağı yedik. Futbolcularımız, teknik direktörlerimiz ayrıldı. Türlü sıkıntılarla boğuşmak durumunda kaldık. Ligin ilk yarısını lider bitiren takım, play-off biletini son maçta ancak alabildi. Takımda kalanların ekstra gayretleri ve fedakarlıklarıyla finale bir adım uzaktayız artık… Rakibimiz Adanademirspor son 3 sezondur bu seviyeyi oynuyor. Kaliteli ve tecrübeli bir kadroya sahipler… Başlarında final maçlarını oynamaya alışkın bir hocaları ve tutkulu taraftar grupları var. Adana’da bizleri sıcak ve atmosferi yüksek bir maç bekliyor. Peki, ilk maçtaki 3-2’lik skor bizim için avantajmıdır, rövanşta nelere dikkat etmemiz gerekiyor, her iki takımın güçlü ve zayıf noktaları nedir? Bunlara bakalım isterseniz…

***

BİRİNCİ BÖLGE TERAZİSİ

Fevzi Elmas, Murat Akyüz, Barış Başdaş, Onur Akbay ve Ahmet Burak Solakel 5’lisi, ilk maçta hem savunma ve hemde beklerin hücum katkısı açısından kötü günündeydi. Onur ve Barış’ın yüksek toplardaki hakimiyeti kağıt üstünde kaldı. Yiğit ve Çağrı’nın gollerinde havadan delinmeleri en iyi oldukları pozisyonda ne kadar kötü bir sınav verdiklerinin kanıtıydı. Forvet sorunu yaşayan rakiplerine karşı kanatları savunamamaları iyi hazırlanmadıklarının resmiydi. Çağlar, Bilgiç, Yiğit, Kalkan ve Onur, 90 dakika boyunca yüksek konsantrasyon ve istekle oynadılar. Yediğimiz iki golde de bireysel veya kademesel bir hata yapmadılar. Pote’ye alan bırakmadılar. Maç öncesi dikkat çektiğimiz üzere Bilgiç-Burak Çalık eşleşmesi Adana’nın hücum ritmini belirleyecekti. Bilgiç Burak’ı pasifize etti ve maç boyunca adeta sahadan sildi. Tiago-Onur eşleşmesinde durum biraz farklıydı. Tipik bir kanat oyuncusu olmayan Tiago aldığı toplarla sürekli olarak içeri dalmaya çalıştı. Böylelikle Anıl’la birlikte çift 10 numara gibi oynadılar. Zaman zaman iyi işler de çıkardılar ama süreklilik gösteremediler. Onur’un boşaltılan bu koridoru hücum anlamında etkili kullanamaması tek sorun olarak göze çarptı.

İKİNCİ BÖLGEDE ELAZIĞSPOR

Traore-Kayalı ve Lamjed, maçın önemli bir kısmında organize bir görüntü veremeselerde özellikle fizik açıdan İbrahim Dağaşan ve Attamah’a karşı üstün bir görüntü sergilediler. Yediğimiz gollerle büyük talihsizlik yaşayan Kayalı’ya taraftarlar ve teknik heyet destek çıkınca oyundan düşmedi ve tüm enerjisini sahaya yansıttı. Lamjed ikinci yarıyla birlikte oyundan düştü. Çağrı’nın girmesiyle orta alanı elimize aldık ve rakibe baskın hücumlar gercekleştirdik. Anıl’ın fit olmamasına rağmen yüksek oyun hafızası Adanademirspor’u ayakta tutan tek faktördü. Traore, daha önceki maçlara göre biraz aşağıda olmasına rağmen dakikalar ilerledikçe yine top çalmaya ve dikine inmelere başladı. Tribünde kendisini izleyen Başakşehir gözlemcilerine dayanıklılık gösterisi sundu.

GOL YOLLARINA DİKKAT

Mickael Pote bu ligin en etkili forveti bunu kabul etmek lazım. Yaptığı ikinci gol her ayaktan çıkmaz. Topu ayağına alır almaz sadece kaleyi düşünmüyor aynı zamanda kanatları da yönlendiriyor. Yiğit ve Kalkan’ın Pote’yi tehlike hunisine yaklaştırmamaları başarıydı ama ceza sahasına inemediği bir günde 2 gol atması da sıkıntılı bir durum. Berk ve Halil’in savunma beklerinin çıkışlarına önlem olarak ters kanatlarda düşünülmeleri taktik direktör başarısı. Ters ayakla içeri deplase olmaları ve savunma dengesini bozmaları kusursuzdu. Halil’den bu performansı bekliyorduk ama Berk süratiyle ve fulesiyle özlenen bir performans çıkararak maçın adamı oldu. Kontralarda onun çabukluğuna çok ihtiyacımız olacak. Ümit Tütünci duvar olma yeteneğini fauller alarak gösterdi. Hücum pres koyamaması rakibi geride karşılamamıza neden oldu. Kenan girdikten sonra önde basmaya başladı ve Anıl ile birinci bölge bağlantısını sekteye uğrattı.

RÖVANŞTA NE YAPMALIYIZ?

Öncelikle Binya ve Tom’un dönüşü, takıma derinlik katacaktır. Yedek kulübesinde daha alternatifli bir hale dönüşeceğiz. Oyunun ilk 30 dakikası çok önemli. Dolu tribünleri arkalarına alarak üzerimize gelmek isteyeceklerdir. Hücumcu bir takım çünkü. En iyi yaptıkları şey bu. Mücadele açısından rakibin üzerine çıkarsak son düdüğe kadar finali kovalayacağımızı düşünüyorum. Generallerden kurulu takımlara karşı 1 ay içinde 2 sınav verdik. Alanya ve Karabük’e deplasmanlarda yenilmedik ve içeride bu takıma 3 gol attık. Bir kere Adana’da gol bulacağımızı düşünüyorum. Önemli olan attığımızdan 1 fazlasını yememek… Traore-Kayalı- Binya-Çağrı gibi kombine önliberolarımız, Attamah-İbrahim-Moro-Umut’a karşı fizik ve kondisyon açısından çok ağır basıyorlar. Eğer Bilgiç yine Burak’ı bitirirse, Anıl’ın ince işler yapmasına müsade etmezsek, Pote’yi caydırır ve Murat ile Ahmet Burak Solakel’in hücum çıkışlarının önünü kesersek işleri hiç de kolay olmayacak. Yılmaz Vural’ın Berk, Halil ve Tom’un kontra kanat baskınlarını düşünmekten bu geceyi uykusuz geçireceğinden eminim. Tek sorunumuz kırılganlığımız… Oyundan düşmeden, özgüven yenilgisi yaşamadan son düdüğe kadar asılmalıyız. Çok defa başardık, yine başarabiliriz…

Bir Yorum Yazın